sürrealist ressamın tablosundan çırpınarak kaçan kız!

Pazartesi - oku!!

İnsanlar sadakat konusunda ne kadar da atıp tutarlar. Oysa aşk bile bütünüyle fizyolojik bir meseledir. Bizim irademizle hiç ilgisi yoktur. Genç erkekler sadık kalmak isterler, kalamazlar. Yaşlılar sadakatsiz olmak isterler, olamazlar. Sadık olanlar aşkın önemsiz yanını bilirler yalnız. Aşkın trajedilerini ise vefasızlar bilir. Sözün özü bu.

Yalnızca sığ kişiler bir duygudan kurtulmak için yılların geçmesini beklerler. Kendisinin efendisi olan bir insan, nasıl kolayca bir zevk icat edebilirse, acısını da aynı kolaylıkla sona erdirebilir. Çünkü hiçbir duygunun bedeli aşırı yüksek sayılmaz.  İnsanlar en çok kendilerine gereken şeyleri başkasına vermeye bayıldıklarındandır gidenin ardından anlamsızca beklemeleri.  “”Oysa bütün yolların sonu aynı noktaya çıkar. Peki, nedir o? Hayal kırıklığı.””

Yaşadığımız çağda ancak en gereksiz şeyler, bizim ihtiyacımız olan şeylerdir. Aşk gibi… Aşk; birine kapılıp gitmeyi istediği halde istemediğini söylemektir. Aşk; bir çıldırma halidir. Aşkın çekici yanı iki tarafın da ne yaptığını bilmemesidir. Çünkü bilmek her şeyin sonu olurdu. İnsana çekici gelen şey belirsizliktir. Oysa bütün bedensel ve entelektüel üstünlüklerde bir uğursuzluk olduğu gibi, aşkta da uğursuzluk gizlidir.  Aşkın tek iyi yanı; yalnızca kutsal şeyleri dokunulmaya değer kılmasıdır.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Salı - fahişe yalnızlık


Bükülmüş öfkeli dudaklarıyla fahişe yalnızlığım saatlerce benimle sevişiyor,
öylesine!
“Öylesine”, göründüğünden daha orospu çocuğu bir kelim
e!
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Çarşamba - düşman bile değiliz.

Ne ben Sezarım,
Ne de sen Brütüssün.
Ne ben sana kızarım
ne de zatın zahmet edip bana küssün.
Artık seninle biz,
düşman bile değiliz.
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Pazartesi - hoşçakal sevgilim

bu evin içine yalnızlık girdiğinden beri
her odası darmadağın sanki ruhum gibi
ya aşk bitti ya zaman
ikisinden biri
hala yanımda gözyaşımın izleri
artık susuyorum sözlerim bitti
bu kez gidiyorum sahiden bitti
mutlu sonla biten hikayen olamam
ellerinden tutsam iyileşmez yaram
yüzüne baksam aynı aşkla bakamam
sevgilim hoşçakal sevgilim hoşçakal
bu kez gidiyorum sahiden bitti
mutlu sonla biten hikayen olamam
ellerinden tutsam iyileşmez yaram
yüzüne baksam aynı aşkla bakamam
sevgilim hoşçakal sevgilim hoşçakal

yüzüme yalanlarla baktığından gibi
aklımda karmaşa içimde acı izleri
ya aşk bitti ya zaman
ikisinden biri
hala yanağımda gözyaşımın izleri
artık susuyorum sözlerim bitti
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Çarşamba - ...

Aşk ..! sadece benden kaynaklanmayan , Aşk . tutkumdan ve ruhumdan , ibaret olmayan .
İçinde sana dair … içinde sen olan … bu da , aşk .
Bu sefer kendime olanla , sana karşı olan … yan yana

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Salı - aşık olacağız daha

bırak dansı , aşık olacağız daha
ölüp ölüp dirilicez tenlerimizde
aklımız başından gidicek, sözde
gözlerimizde silik bir aşk perdesi
suretlerimizi kaybedicez gecelerde
oyalanma hadi yeter
zaman arsız velet, çabuk gelir geçer
şimdi çarçabuk aşık olmalıyız
bu kadar kelimelerle dans yeter...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Perşembe - 20...


20sinde aşka aşık kıçı kırık bir kadın.. ne o yoruldun mu şimdiden;? Ne yaşadın ki daha? Sevildin sanıp atıldın mı yoksa aldatın mı her seferinde? Dokunmadan sevdiğin adamı dokununca hissedemedin mi yoksa? Herkes aynı anda terk etti mi yalnz kaldın mı? Koskoca şehirde gidecek tek bir kişin kalmadı mı? Hayat hep sana mı yamuk mu yaptı? Hadi be kadın; kıytırık tecrübelerini at bir kenara.. yürü şimdi yolun başına, ait olduğun yere…


 

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Cuma - sevmek ölmektir bazen

 

Yan yana yürüyorduk hiç konuşmadan.. hiç bakmıyordu bana. Yumruğunu sıkmasından anlamıştım sinirlendiğini.. alnı kırışmıştı, günün yorgunluğunu taşıyordu hala gözleri ama nefreti daha ağır basmaktaydı.. saklayamıyordu yediği darbenin ağırlığını..

 

5-6 merdiven indikten sonra mabedime geldik.. rutubet ve nem kokan siyah bir oda.. olmaktan zevk duyduğum hatta bir zamanlar onunla burada birlikte olmaktan da zevk duyduğum bir yerdi burası.. bir köşede yerde duran yatak, fırlatılıp atılmış gazete, kağıt, şarap şişesi (yarısı boş), çeşitli boydaki mumlar…küllük, sigara, kirli kahve fincanları.. sanırım tüm hayatım bundan ibaret..

 

İçeri girip kapıyı kapattım. Kendimi yatağa attım.. hemen bir sigara yakıp boşluğa bakmaya başladım.. onun konuşmasını istiyordum ama yapmıyordu.. bir adım bile atmıyordu ki bağırayım, nefretimi kusayım.. gözlerini gözüme dikti tahrik etmek istercesine.. dumanımı üfledim yüzüne.. “Ne??” dedim.. “Ne var?” “Yaptığım şeyden zerre pişmanlık duymuyorum, gene olsa gene yaparım” tonlaması vardı sesimde..

 

-         “hiçbir şeyin önemi yok değil mi senin için? “ dedi..

-         Yanılıyorsun, önemli olan birkaç şey var hayatımda..

-         Nasıl bu kadar rahat olabiliyorsun?

-         Peki sen neden bu kadar rahatsızsın??

-         Yaptığının açıklamasını bekliyorum..

-         Kötü bir şey yapmadım ben

-         Evet yaptın.. Beni aldattın..

 

Beni aldattın kısmı yankılandır boş duvarlarda beynime kazındı..

 

-         offf gidiyorum ben çok sıkıldım

-         nereye kaçıyorsun lanet olası, her şeyi yakıp yıkıp gitmek kolay değil mi?

-         Bak her şey o kadar basit ki; bunu karmaşıklaştıran sensin..

-         Farkında mısın rolleri değiştik.. böyle değildin sen, beni aldattın ve kendini korumuyorsun bile..

-         Ben istediğimi yaptım, hissetmek istediğimi.. ve bundan dolayı sana kendimi savunmayacağım.

-         Elbette ki savunacaksın küçük orospu!!!!!!! Beni aldattın sen!!

-         Eeee yeter be kess, evet aldattım seni KENDİMLE! Ve tadı çok güzeldi..

 

Öylesine sinirlendi ki var olan enerjisi dünya üzerinde bir yerlerde depremler oluşturmuş, kaoslar yaratmış, nehirleri taşırmıştı buna eminim.. bir hışımla üzerime atladı ve elbiselerimi parçalamaya başladı.. bir taraftan da “şimdi göstereceğim sana hangimizin tadının güzel olduğunu” diyordu.. karşı koymuyordum, hayvan gibi davranıyordu bana, ağlamak istemiyordum, zayıf sansın istemiyordum.. birkaç kez üzerimde gidip geldikten sonra sakinleşti.. kendini zafer kazanmış sanıyordu.. kalktı üzerini giyindi.. “seni terk ediyorum” dedi.. kapıyı çekip çıktı gitti..

 

Kalkıp aynaya baktım arkasından kalanlara..üstüm başım dağılmış, dudağım kanamıştı, her yerimde morluklar oluşmuştu..

 

-         “gitti” dedim.. “gelebilirsin, ama seni temiz karşılayamayacağım için affet beni”

-         Gülümsedi aynadaki ben, “yat” dedi.. “yat geliyorum, çünkü seni seviyorum”

 

Çünkü sevmek ölmektir bazen, bazen ölmekten de öte..

 

_slutboi_

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Pazartesi - herkese oluyordur zaman zaman.. oluyordur değil mi??

     Tren rayları soğuk… hiç dokunmamış, yüzümü raylara değdirmemiş olsam da biliyorum.. seni alıp götürüyor ya o yeter, ses çıkara çıkara uzaklaşan tren.. aslında bütün hayallerim, sevebilme yetim, küçük sevgilim içinde, ağır ağır uzaklaşıyor benden hiç yakınlaşmadan.. uzaklaşıyor Ankara’dan.. arkandan el sallamıyorum, banane giderse gitsin umrumda mı sanki ifadesi var yüzümde ama iyice uzaklaş diye bekliyor gözümün kenarında bekleyen bir damla yaş.. düşünce anlıyorum ne kadar saçmaladığımı.. şimdi olsa el sallardım, dur lan!! Şimdi olsa ağlardım, gitmeee diye… sen gittin, garın kapısından çıkana kadar sürdü aşkımız..

 

     Burada olsaydın keşke, ne çok özledim seni bir bilsen.. keşke sana her ihyitacım olduğunda yanımda olsaydın yani her dakika her saniye =( ama yalan olduk bizde.. dönmeyeceğini bile bile nasıl izin verdim ki gitmene??

 

     Buralar bıraktığın gibi.. insanların telaşları bile aynı.. bende aynıyım bıraktığın gibiyim, döndüğünde tanımakta güçlük çekme diye değişmedim..tuhaf şarkılar dinliyorum bu aralar, depreşiyorum sanırım..ağlıyorum bazen.. hoşş, gittiğinde ağlamadım, itiraf ediyorum önemsemedim!! Kendimi daha çok sevdim, ne yapayım seveceğim başka kimse yoktu, hala da yok.. bazen bitti desem de; bitmeyebiliyormuş.. özledim sadece bunu diyip gidecektim.. karşılık beklediğim için değil; sadece bil istedim.. özledim..

 

_slutboi_

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Pazartesi - kusulmuş aşk kırıntısı

 

Sandalyesine yayılmış pervasızca sigarasını yüzüme üflüyordu..

 

-ölüm dansı tek kişiliktir. Yanımda sana yer yok

-sensiz kalmaya yaşamak mı diyorsun sen?

 

Kan kokuyordu oda, hayır, hiçbir yerimi kesmedim, kesemem ki, kıyamam ki kendime, sonsuz bir aşkla seviyorum tenimi ona sunduğum tek gerçek, jiletle adımı da yazmadım koluma, niye yazayım ki?? Gene de o koyu sıvının ağır kokusu kaplamıştı her yanı. Sanki saniyeler sonra onu yanına alacağının habercisiydi. “hadi” diyordu… “elini çabuk tut, gitme vakti geldi…”

 

-aslında ben hiç olmadım, biz yoktuk, çünkü benim için sadece sen vardın.. aslında biz hiç olmadık çünkü sen de hiç olmadın.. hiç ağlamadın benimle, hayata hiç küfretmedin benle, anamı bellerken dilim susturmadın, sürüklenip gittiğim aşk bile seninki değildi..

 

-gitmem gerek. Soğukla buluşacak tenim, sonsuz huzura erecek ruhum

 -peki ben ne olacağım pislik?? Kolay değil mi çekip gitmek olmayan bir aşktan?

 -sen söylemiştin, aslında biz hiç olmadık..

 

Ama ben olmak istiyorum artık. Bak döl yatağına düştüm şimdi. Birinci oldum bok var gibi, kuyruğum var ilerde kuyruk acısını çekeceğim ordan belli, sınırlı gün kalacağım yere alışmıyorum bile ayrılmak zor olmasın diye. Ağlamıyorum bile, çok değil yaklaşık 20 yıl sonra sıçacaksın nasılsa ağzıma! Hadi hızlandıralım filmi ; ağladığım sokak aralarını, arkandan bakışlarımı, hayatımdan jet hızıyla çıkışını geçelim…

 

-ölüm dansı tek kişiliktir. Yanımda sana yer yok

-fark etmez güzelim çünkü sen-ben diye bir şey yok!!

 

_slutboi_

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

sosyal toplumun koyun sürüsü zihniyetini reddediyorum.. başkaldırışlarımı gösteriyorum ve bu yüzden toplumda sivriliyorum.. çıkarlardan ve ideolojilerden uzağım..onlar için düşündüklerim ise hazmetmesi zor..!

Kategoriler

Arkadaşlarım

morokuz
kaan varol
eksisonsuz
uğur yeşilova
hiaxiseytain
sosiloskop
yaratiqlarsehri
sereserpesiyah
bilimhaberleri